OCAK BÜLTENİ - 2010

  1. EĞİTİME DESTEK PROJESİ
  • Etüt

Mine Hocamız çocuklarımızın ev ödevleri takiplerini yaparak son yazılı sınavlarına yönelik çalışmalar yürüttü.

Matematik derslerimizde, SBS hazırlık programında bu ay tamsayılar ve tamsayılarda dört işlem konularını ele alındı.

Türkçe derslerimizde, Mustafa DOKTOROĞLU bu ay çocuklarımızla dönem içersinde işledikleri konuların genel tekrarını yaptı.

Fen Bilgisi Fatma Erdoğan bu ay programının yoğunluğundan dolayı derslerine devam edemedi.

5, 6 ve 7. sınıfa giden çocuklarımız Kavram Dershanesinin SBS deneme sınavına katıldı. Sonuçlarını merakla beklediğimiz sınavla onları genel tablonun içindeki durumlarını görerek değerlendirme şansı bulacağız. Ayrıca bu sınav deneyimi çocuklarımızın sınav heyecanlarını ve korkularını yenmeleri açısından iyi bir deneyim olduğu kanısındayız.

Yazar Mustafa IŞIK Hocamızın yürüttüğü çalışmada bu ay çevre ve sevgi konuları üzerinde duruldu. Ergenlik döneminde olan çocuklarımızın özellikle karşı cinse olan sevgiye dair merakları ve temiz duyguları öykü çalışmalarına da yansıdı. Özellikle şiir ile ifade ettikleri duygularını arkadaşları ve öğretmenleriyle paylaşmaları özgüvenlerindeki gelişimin çok iyi göstergesi oldu. Bu durumun oluşmasında Mustafa Beyin yaklaşımının çok büyük payı olduğunu düşünüyoruz. Kendi duygularını ifade ederken ki samimiyeti, onları dinlerken yargılamayan tavrı ile söylediklerini önemsemesi çocukların güvenini kazanmasında önemli rol oynadı.

Bu ay yapılan çalışmalardan sizlerle Simge BEKTAŞ kızımızın bir öyküsünü paylaşmak istiyoruz.

Beklenen Yılbaşı Karı

Her şey evde konuşulan yılbaşı sohbetiyle başlamıştı. Can yılbaşının ne demek olduğunu bilmiyordu. Ama bu kadar konuşulduğuna göre güzel bir şeydir diye düşündü. Evde büyük bir telaş ve temizlik vardı. Can annesine bu yılbaşının ne olduğunu sormaya çalışıyordu. Ama annesinden aldığı cevap aynıydı. “Can çok işim var şimdi olmaz” diyordu. Can bu durumdan artık çok sıkılmıştı. Yılbaşı denilen şeyin olduğunu bir türlü öğrenememişti. Sonra aklına bir fikir geldi. Bu sorunun cevabını en iyi evlerinin yakınlarında oturan Bilgin cevaplardı. Can büyük bir hızla evden çıktı. Bilginin evine gitti. Bilgine dedi ki “merhaba Bilgin nasılsın? İznin olursa sana birkaç sorum olacak.”Bilgin ise “tabi ki sorabilirsin. Elimden geldiğince sorularını cevaplamaya çalışırım.” “Peki, o zaman sana soruyorum. Yılbaşı nedir?”

Bilgin bir süre düşündü. Cana bunu nasıl anlatabilirdi? Sonra şöyle dedi. “Can isminden de anlaşıldığı gibi yılbaşı demek yeni yıl demektir. Yılbaşı günü yeni bir yıla gireriz saat tam gece 00.00 olduğunda ondan geriye doğru sayılır ve yeni bir yıla merhaba denir. Can “Hımım… Güzel bir şeymiş. Peki, evimizdeki telaşın ve temizliğin sebebi nedir?” Bilgin” Yılbaşı yüzündendir. Yılbaşı günü dostlarımız ve sevdiklerimiz ile birlikte oluruz ve onları iyi karşılamak isteriz. İnsanlar yeni yıla nasıl girerlerse bütün yılın öyle geçeneğine inanırlar.” dedi. Can Bilgine teşekkür ederek hızla eve gitti. Evde yeni yıl ile ilgili bir kitap dikkatini çekti. İncelemeye başladığında yılbaşı günü kar yağdığını resimlerden gördü. Hemen pencereye yöneldi. Dışarıya baktığında bir tek kar tanesinin olmadığını gördü. Ve kendi kendine söylenmeye başladı. “Bu kitap çok yalancı! Hani yılbaşında kar yağardı? Yarın yılbaşı ve bir tek kar tanesi bile yok!” diye bağırdı. İçeriye annesi girdi ve Can’ı zorla yatırdı. Ama Can uyumak istemiyordu. Yatmadan önce bir dilek tuttu.”İnşallah yarın kalktığımda kar yağmış olur” dedi. Ve uyudu. Sabah kalktığında hemen pencereye yöneldi. Dışarı baktığında kar yağmadığını gördü. Pencere önünde büyük bir hayal kırıklığıyla durdu. Sonra salona gidip televizyonu açtı. Evleri gerçekten çok iyi süslenmişti. Televizyonda eski yılbaşı görüntüleri vardı ve o görüntülerin hepsinde kar yağıyordu. Can kızgın bir sesle bağırdı “bu televizyonda yalancı çıktı! Neymiş efendim yılbaşında kar yağarmış. Peki, burada neden yok? Herkes yalan söylüyor” diye bağırdı. Bağırmasına annesi yetişti. Annesi “ne oluyor Can neden bağırıyorsun?” Can “Anne televizyonlar ve kitaplar yalan söylüyor. Yılbaşında kar yağdığını söylüyorlar ama burada neden kar yağmıyor? Annesi “Can doğru söylüyorsun burada kar yağmıyor. Çünkü küresel ısınma var. Can “küresel ısınma mı? O da ne öyle? Ortada ısınan bir küre mi var?”Hayır Can bu öyle bir şey değil. Evet, ısınan bir küre var ama senin bildiğin şekilde değil. Bu kürenin adı Dünya. İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi diye bir durum yaratması sonucunda Dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Yani Dünyanın yüzeyi Güneş ışınları tarafından fazlasıyla ısıtılıyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak Dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller, taşkınlar olurken bazı bölgelerde uzun süreli şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili oluyor. Kışın sıcaklıklar artıyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor yani iklimler değişiyor. İşte bu değişikliğe dayanamayan bitki ve hayvan türleri ya azalıyor ya da yok oluyor.” Can çok kötü bir şeymiş bu küresel ısınma. Küresel ısınmayı ve onu oluşturan insanları ben hiç sevmiyorum. Çünkü onların yüzünden kar yağmıyor. Ve bende kartopu oynayamıyor, kardan adam yapamıyorum. Ama en önemlisi de Dünyadaki bitkiler ve hayvanlar yok oluyor. Ben onları çok seviyorum yok olmalarını istemiyorum. Küresel ısınmayı durdurmak için elimden geleni yapacağım. Annesi ”Can sen çok düşünceli ve çevreye duyarlı bir çocuksun. Bu yüzden seni çok seviyor ve senle gurur duyuyorum” dedi. Ve Can yeni yıla girerken küresel ısınmanın yok olmasını, hayvan ve bitkilerin kurtulmasını, seneye yeni yılda kar yağmasını diledi.

  • Oyun Saatleri

Oyun saatlerimizden birinde çocuklarımızın ekip halinde hareket etmekte sıkıntı yaşadıklarını fark ettiğimizde bu soruna bir oyunla çözüm bulmaya çalıştık. Faydası olacağına inandığımız ekip ruhunu oluşturarak davranışlarını geliştirecek oyunumuz için onları dörder kişilik gruplara ayırdık.

Oyunda, dört arkadaş yan yana, dört karonun içinde sınırlar dışına taşmadan kendilerinden istenen hareketleri yapacakları sınır dışına çıkan her grup elemanıyla grubun alanı daralacak gibi kurallarla başladık. Başta söylenenleri sadece kendisi yapmaya çalışan, arkadaşıyla konuşmadan hareket eden çocuklar başarısız oldular. Ancak sonra yardımlaşan, birbirlerini konuşarak yapacakları hareketlerden haberdar eden çocuklar istenilen hareketleri başarıyla tamamladılar. Günün sonunda hem çok eğlenmiş hem de hep birlikte eğitici bir oyun yaratmış olmanın gururunu yaşamış olduk.

Ara tatilin yaklaşmasıyla ders yoğunlunun azalmasını fırsat bilip son haftayı eğlence ağırlıklı planladık. Öğrencilerimizden Beyza babaannesinin Antalya’daki bahçesinden getirdiği kestaneleri velilerimizden Serpil Hanım ile Mehmet Bey hazırladı. Gönüllü sınıfımızın emektar sobası üzerinde Mine Öğretmenimizin kızartığı kestaneleri şarkılar eşliğinde keyifli sohbetler yaparak yedik. Öğrencilerimizden Moldavya’lı Katya ilk kez yediği kestane için “ımm çok nefismiş” dediği anki yüz ifadesi görülmeye değerdi.

 

 

  • Yarı Yıl Değerlendirmesi

Yağmurun bardaktan boşanırcasına yağdığı cuma günü bir çoğunun teşekkür ve takdir belgeleriyle karnelerini alan öğrencilerimiz, durumlarını ailelerinden önce koşarak yanımıza geldiler. Sınıf öğretmenimiz ve Dernek Başkanımız Canan Hanım tek tek çocukların karnelerini inceleyip notlar aldılar. Çocuklarımıza hep birlikte gerçekleştirmeye çalıştığımız amacı (yaşadığımız topluma faydalı bireyler olmak ve yaşamımız süresince mutlu olabilmek için kendimizi gerçekleştirmek) hatırlatıp bunu hayata geçirme sürecinde yapacaklarımız konuşuldu.

Çocuklarımızın Gönüllü sınıfımıza geldiklerindeki akademik durumları ile bugün ki durumları karşılaştırıldığında, gönül rahatlığıyla hepsinde olumlu gelişmeler gözlemlediğimizi ifade edebiliriz. Yaratılan gönül dolu emek sürecini boşa çıkarmayan çocuklarımızla gurur duyuyoruz. Daha iyisini yapabilmek, yaşayabilmek için aynı şevkle çalışmaya devam edeceğiz.

Yarı yılı tamamladığımız bu hafta çocuklarımızdan ve ailelerinden burayla olan ilişkilerini yönelik yaptıkları değerlendirmelerin bir kısmını burada sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Başak: Kültürüm genişledi. Bize gelen branş öğretmenleri sayesinde derslerde daha başarılı oldum. Sorularda branş öğretmenlerimizin verdiği bilgiler sayesinde daha çabuk yaptım. Teşekkürler Canan Abla!

Annesi: Sosyalleşti, kültürü zenginleşti. Kelimeleri şimdi daha iyi kullanıyor. Gitmediği yerlere gitti. Çok güzel etkinliklere katıldı. Zamanını öğrenerek kullanılıyor. Teşekkürler.

Gözde: Buraya gelmemin bana çok faydası oldu. Bunlardan birisi derslerimdi. Düşük olan derslerim genelde yükseldi. İTÜ’ye gittik. Orayı çok beğendik. Yeni şeyler öğrendik…………….Sertifikalar aldık……………. Gökyüzünü öğrendik……… Bana ÇGD’nin çok faydası oldu. Canan Ablaya, Mine Öğretmenime ve bu yaptığımız etkinlilere yardım eden kişilere çok çok çok teşekkür ederim.

Tuğbanur: ÇGD benim yıllardır gittiğim bir yer. Bu dernekte bir dönemi daha bitirdik. Ders çalıştık, oyun oynadık. Yeri geldiğinde sohbetler ettik. Bu dernek benim derslerime daha çok ilgi göstermemi sağladı. Örnek olarak bir süre ben dernekten ayrıldım. Yazılı notlarımdan bazıları 4’e düştü. Ancak tekrar devam ettim ve notlarım tekrar 5’e yükseldi. Bu kursa istekle gidip geliyorum. Bu dernekte bize emeği geçen tüm öğretmenlerime ve derneğin kurucusu olan Canan Ablaya teşekkür ederim.

Annesi: ÇGD’nin olmasından memnunuz. Çünkü kızımın hem derslerine hem de sosyal hayatına katkıda bulundu. Dernekte branş öğretmenlerinin ders vermesi kızımın dersleri daha iyi anlamasını sağladı. Bu da derslerine başarılı olmasına neden oldu. Umarız böyle dernekler çoğalır. Bizim çocuklarımız gibi diğer çocuklarda faydalanır. Çocukların başarısı artar. Kısacası bu dernekten veli olarak memnunuz. Kızıma ve diğer öğrencilere yardım eden tüm öğretmenlere teşekkür ederiz.

Yılmaz: Bu dernekte 6.yılım. Bu dönem derslerim daha iyi oldu. Bu kursa gelmeseydim sokakta gezip tozacaktım. Bunun yerine kursta yeni arkadaşlar, yeni filimler, yeni ablalar ve birçok yer gördük. Ben buraya değil de özel bir koleje gitseydim bunları görebilecek miydim? Hayır. Bu kursta emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Annesi: Ben Deniz ve Yılmaz’ın annesiyim. Çocuklarımın bu derneğe katılmasından bu yana değişiklikleri gözle görünür bir şekilde açık. Çocuklarım daha kendilerini ifade eder bir hale geldiler. Derslerine önem verir oldular. Paylaşımın ne denli anlamlı olduğunu daha iyi anladılar. Arkadaşlığın sadece oyun oynayıp iyi vakit geçirmek değil kötü zamanlarda da yanlarında olunacağını yine burada anladılar…………

Aydın: Sayın öğretmenlerim ben sizden bir çok şey öğrendim. Bütün branş öğretmenlerime teşekkür eder ellerinizden öperim. Kursta öğrendiklerimle okulda öğrendiklerim aynı. Yani kursta önce öğreniyor ve okulda derse kalkıyoruz. Buda bizi mutlu ediyor. Kursta bütün arkadaşlarımla iyi anlaşıyorum. Gerçekten Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Çekmeköy’ün en iyi derneği. Bu derneği kuran herkese teşekkür ederim. Bu dernek bence geleceğe miras olacaktır. Zaten okullarda 50 kişiyle bir şey anlamıyoruz. Ama burada birçok şey anlıyoruz. Saygılar.

Annesi: Aydın eskiden evde boş boş oturuyordu. Kursa gelince yine test çöz deyince çözüyor. Eskiden yaparım deyip geçiyordu. Gerçekten kursta başarısı arttı. Evde artık her bir saatte on ya da beş sayfa kitap okuyor. Kurstan aldığı kitapları gerçekten okuyor. Bu derneği kuranlardan Allah razı olsun. Benim bir de kızım var. Aydın’la fazla ilgilenemesem de her şeyine yardımcı oluyorum. Ne isterse karşılamaya çalışıyorum. Kurs olmasa evde boş boş oturuyor olacaktı. Babası işten bazen erken bazen geç geldiği için ilgilenemiyor. Gelen branş öğretmenleri sayesinde bilgisi arttı. Kursta bütün dersleri görüyorlar. Gerçekten kurstan çok memnunum. İnşallah daha iyi olur.

Ecaterina (Katya): Ben her gün oraya gitmeyi seviyorum. Her gün farklı bir öğretmenle ders işliyoruz. Hem tekrar oluyor bana hem de yeni şeyler öğreniyorum. Ben Türkiye’ye ilk geldiğimde hiç Türkçe bilmiyordum. Dernek sayesinde oradaki öğretmenler sayesinde ve arkadaşlarım sayesinde Türkçeyi öğrenmeyi başardım. Dans gösterisi yaptık. Çok sevmiştim o dans gösterisini. Farklı gezilere giderken yeni şeyler görüp yeni yerler öğreniyordum. İTÜ’ye giderken çok eğlenmiştim ve çok şey öğrenmiştim. Mesela roket yapmayı, geri dönüşümün nasıl bir şey olduğunu, mikroskopla meteorları inceledik. Bunlar bana çok şey öğretti. Mustafa IŞIK, öykü yazarı öğretmenimiz beni çok geliştirdi. Büyüyünce ressam ve yazar olmak istiyorum. Ama eğer bu derneğe gelmeseydim şiir ve hikâye yazmayı denemeyecektim. Ve yazar olmak istemeyecektim. Fatma öğretmenimiz de bize fen ve teknoloji ile ilgili tekrar yapıyor. Diğer Mustafa öğretmen de Türkçeyi tanıtıyor. Yapım eki, çekim ekinden bahsediyor. Mine öğretmeni çoook ama çoooook seviyorum. O bize matematiği öğretiyor. Çok eğlenceli şeyler yapıyoruz. Mesela bazen oyun oynarız, bazen de film izleriz. Ben derneği, oradaki öğretmenleri ve tabiki Canan Ablayı seviyorum. Ve yılbaşlarında çok eğleniyoruz. Kostümler, şarkılar, danslar çok güzel eğleniyoruz. Bu arada dernek benim çok başarılı olmamı sağladı. Derslerimi artık çok iyi anlıyorum. Kimin sayesinde? Tabiki dernek sayesinde.

Annesi: Kızımın bu derneğe gelmesiyle derslerinin notu yükseldi. Bunun için size teşekkür ederim. Yalnız toplantılarınıza katılamadığım için sizlerden özür dilemek istiyorum. Ama işe gitmem gerektiği için gelemiyorum. Buraya gelen tüm öğretmenlere teşekkür etmek istiyorum. Özellikle Mine öğretmene ve Canan Hanım’a teşekkür etmek istiyorum. Bize çok yardımcı oldular. Kızım bu derneğe gelmeseydi dersleri kim bilir ne kadar kötü olurdu. Üstelik bu dönem zordu. Yardım ettiğiniz için teşekkür ederim.

Emre: Ben derneğe yeni üye oldum. Ama kısa sürede birçok arkadaş edindim. Okulda dersleri daha iyi anlamaya başladım. Dernekteki herkes bana çok sıcak davrandı. Dernekteki etkinlikler benim sosyal gelişimime katkıda bulundu. Bu derneğe katıldığım için çok mutluyum. Her gün ayrı ayrı öğretmenler gelip bizle bilgilerini paylaşıyorlar. Öğretmenlerimin hepsini çok seviyorum.

Annesi: Dernek iyi ki kurulmuş. Çocuklarımız eğitim görüyor. Oğlumun çekingenliği gitti. Sosyal açıdan gelişti. Derslerde daha iyi oldu. Sorumluluk sahibi oldu. Test çözme alışkanlığı edindi. Eğitimin böyle devam etmesini isterim. İleride iyi bir meslek sahibi olmasını isterim. Derneğe destek verenlerin hepsine teşekkür ederim.

Özlem: Ben buraya başladığımdan beri derslerimde başarılıyım. Hem bazenleri sen veya siz diye hitap ediyordum. O konuşmamda yanlıştı. Ama şimdi öğrendim. Kurs bana iyi geldi. Çünkü bu kursta gördüklerimi okulda da görüyoruz. Öğretmenimiz işlemediğimiz konuları verince yapana 5 veriyor. Ve ben 5 alıyorum. Ben kursumu çok seviyorum. Öğretmenlerimi ve arkadaşlarımı da çok seviyorum.

Annesi: Özlem bu kursa başlayalı 4 - 4,5 ay oldu. Bu zaman içerisinde derslerinde çok başarılı olduğuna inanıyorum. Derslerine daha çok adapte oldu. Akşam geldiğinde hemen ödevlerini yapıyor. Özellikle yarına bırakmamaya çalışıyor. Sabah kalkıp kursa gideceğim diye gayretle ödevlerini bitiriyor. Kısacası şu kısa zaman içerisinde kursun kızıma çok faydası olduğuna inanıyorum. Oraya emek veren herkese öncelikle Canan Hanım’a öğretmenimiz Mine Hanım’a sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Sertaç: Ben bu kursa kayıt olduğum zaman derslerim normaldi. Ama sonra hem okuldan hemde kurstan destek aldım. Ve derslerim başarılı geçti. Karneme iyi not geldi. Sayın Canan Abla ve Mine Öğretmene çok teşekkür ederim. Ayrıca bu kursa desteği olanlara da teşekkür ederim.

Anıl: Ben bu kursa başlamadan önce karnem kötüydü. Sonra bu kursa başladım ve derslerim iyi olmaya başladı. Tabiki Mine Öğretmenim sayesinde. Mine öğretmeni ve oradaki gönüllü öğretmenlerime çok teşekkür ederim.

Gizem : Ben bu kursa geleli çok şey öğrendim. Mesela güzel problem çözmeyi, güzel sözleri gibi şeyler. Bir sürü yeni arkadaşlarla tanıştım. Hepsi çok sevimliydi. Okulda tam öğrenemediğim soruları Mine öğretmenim yeniden anlatıyordu. Ben bu kursu çok sevdim ve ömür boyu çıkmak istemiyorum. Çok güzel yaz etkinlikleri yapılıyor. Bazen uyanamadığım oluyor ama gene de gidiyorum. Ben çok cesaretsizken bana ata binmeyi öğrettiler. Ben Çekmeköy Gönüllüleri Derneğine çok teşekkür e

Anneleri: Öncelikle Canan Hanım’a ve Mine Öğretmene diğer öğretmenlere çok teşekkür ederim. Zamanlarını ayırarak çocuklara bilgilerini aktarıyorlar. Kursa başlamadan önce dersleri o kadar iyi değillerdi. Ama kursa gideli daha iyi oldu. Bize ve çocuklara hem maddi hem de manevi çok faydalı oldunuz. Çocuklarımıza sosyal faaliyetten çok faydalı oluyor, görmediklerini görüyorlar. Gezmedikleri yerlere gidiyorlar. Her konuda yardımcı oluyorlar. Tüm gönüllülere çok teşekkürler. Umarım uzun yıllar sürmesini istiyorum. Tekrar Canan Hanıma teşekkür ediyorum. Tüm derneğe yardım edenlere. Ayrıca Mine Hanıma da kızını bırakıp çocuklarımıza ve topluma iyi bir genç olmaları için uğraşıyorlar. İnşallah emekleri boşa gitmez. Hepsi birere meslek sahibi olurlar. Herkese tekrara teşekkür ederim. Saygılar.

Sinem: Ben Mine öğretmenim bu kursu çok seviyorum. Ve kendimde birçok değişiklik görüyorum. Ben arkadaş olmayı bilmiyordum. Bu kursa geldiğimden beri birçok arkadaşım oldu.

Babası: Kursta birçok etkinlik ve çalışmalar yaptığınızı kızımdan öğreniyorum.

Muharrem: Kursta yaptığımız etkinlik çok güzeldi. Sevdim. Biraz yaramazım birazda usluyum. Yarın 15 tatil olunca 15 günde b,ir gezi falan yerlere gideceğiz. Neresi olduğunu merak ediyorum. Kursa geldiğimde artık uslu duracağım. Daha bu etkinliklere katılmak istiyorum. Bu etkinlikler çok güzel. Bu kurs çok güzel. Bu kurstan hiç çıkmayacağım. Gezi gitmeye heyecanlıyım.

Sibel: Derslerim gelişti. Yeni oyunlar öğrendim. Yeni bilgiler öğrendim. Duygularım değişti. Toplamayı çıkartmayı öğrendim. Tek çift sayıları öğrendim. Problem çözmeyi öğrendim. ……………………..Biraz okumam iyi değildi. Burada kitap okudum okumamam gelişti. Sonra karneme okumam 5 geldi. Sonra saygı ve sevgi davranışlarında yıldız aldım. Ve sevgiyi öğrendim. Saygıyı öğrendim.

Annesi : Kursa başlayalı arkadaş çevresi oldu. Matematik dersinde ilerleme oldu. Değişik oyunlar öğrendik. Zayıf olan notlarını sizin desteğinizle düzeltti. Kardeşleriyle paylaşmayı öğrendi. Tek ve çift sayıları öğrendi. Basamak değerlerini öğrendi. Okumayı geliştirdi. Değişik etkinlikleri oldu. Kursa başlayalı çok mutlu oldu. B kursa emeği geçen tüm insanlara sonsuz teşekkürler.

Mustafa: Bu sene okulda hiçbir konuyu anlamıyordum. Ama kursa gelen branş öğretmenleri sayesinde tüm konuları anladım. O öğretmenler sayesinde bildiklerimi tazeleyip bilmediklerimizde öğrendim. Mesela matematikte okulda işlemediğimiz konuları kursta öğreniyordum. Kursta gördüğüm derslerin hepsi aynı. Okulda öğrenmediğimi kursta öğreniyorum. Bütün kurs öğretmenlerimin hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.

Annesi: Kursun buraya açılmasından çok memnunum. Ben çok yararını gördüm. Hem benim için hem çocuklarım için. En azından çocuklar sokakta oynamaktan kurtulup yararlı bilgi ediniyorlar. Bir anne olarak içim rahat oğlumun nereye gittiğini biliyorum. Orada öğrendiği bilgileri eve gelip banada söylüyor, beni de bilgilendiriyor.

Başta Canan Ablaya çok teşekkür ederim. Mine öğretmene ve diğer öğretmenlere de teşekkür ederim.

Uğur ve Metin’in annesi: Çekmeköy Gönüllüleri Derneğinin oğullarım Uğur ve Metin’e gösterdiği ilgiden dolayı çok çok teşekkür ediyorum. Oğullarıma ödevlerinde okulda anlamadığı konularda çok yardım ediyorlar. Performans ödevlerinde yardım ediyorlar. Oğlum Metin’e Pazar günleri kurs yapıyorlar. Çok faydası oluyor. Canan OĞUZ’A ve Mine Hocaya çok çok teşekkür ediyorum. Devamını bekliyorum. Çekmeköy Gönüllülerinden Allah razı olsun.

Fatma : Öncelikle şunu belirtmek isterim. Açmış olduğunuz dernek sayesinde kızımın eğitim ve öğretiminde sizlerin emeği geçmiştir. Çok çok teşekkür ederim. Kızımın bu dernekte olmasından çok memnunum. Derslerinde daha iyi çalışmasında katkınız oldu. Sadece sizin değil branş öğretmenlerinde katkısı olduğu için teşekkürler. Dernekte yaptığınız etkinliklerde kızımın el becerileri arttı. Yaptığınız gezilerde gezip görme olanakları sundunuz. Başarılarınızın devamını dilerim. Siz değerli öğretmenler ve Canan Hanıma çok çok teşekkür ederim. Ne kadar teşekkür etsem azdır.

Anne ve Babası : Bizleri Çekmeköy’e bağlayan nedenlerden biri Gönüllüler Derneği. 3 senedir kızım devam etmekte ve faydasını her şekilde gördü. Eğitim ve sosyal faaliyetlerin iyi olması kızımın kendine güveninin artmasını sağladı. Bu imkânları başka bir yerde bulmamız mümkün değildi. Bu kursu bizlere sağlayan başta Canan Hanım olmak üzere tüm gönüllülere ve emeği geçenlere ayrıca çocuklarla tek tek ilgilenen Mine Öğretmene de teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Eren: Saygı değer öğretmenlerim… Düşüncelerimi ifade etmeden önce hepinizin ellerinden öperim. İlk önce bütün öğretmenlerime teşekkür ederim. Ben bu derneğe geldim geleli başarılarım tereddütsüzce arttı diyebilirim. Öğretmenlerimiz bize çok sıcak yaklaştı ve sınavlarımızda diğer etkinliklerimizde iyi notlar aldık. Gerektiğinde güldük, eğlendik, yedik, içtik. … Yaz okulunu da katarsak hem birçok şey, hem de sosyal aktivitelerim gelişti. Yeni yılımızda çok eğlendik. Arkadaşlık ortamı çok güzeldi.

Babası: Saygıdeğer Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu ve çok değerli öğretmenlerim.

Ben Eren’in babası Mehmet…Sizlere nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Zaten teşekkürde yetmez ki…

çocuğumuzla birlikte bizde sosyalleştik. Eğitimine çok faydalı oldunuz. Bizim anne ve babası olarak yapamayacağımız birçok imkânı sağlıyorsunuz. Dernekteki faaliyetler çok olumlu. Ve çoook faydalı daha ne isteyebiliriz ki. Yaz Okulu programı çok güzeldi ve faydalıydı. Biz ailesi olarak derneğimizin verdiğiniz sosyal aktiviteleri maddi olarak karşılayamazdık. Açıkçası ben çocuğumu hani derler ya eti senin kemiği benim anlayışıyla üniversiteye kadar sizlerin kanatları altına emanet ediyorum. Saygılarımla…

Şifanur: Ben derneğe daha bu sene geldim. Ama benim için yarım dönemde olsa çok yararı oldu. Üstelik çok eğlendim. Örneğin Türkçe dersinde redif öğrendik. Okulda öğrenmedik. SBS de bir sur için bile yararı oldu. Arkadaşlarım çoğaldı. Orada bütün konuları önceden öğrendiğimiz için okulda öğrenirken hiç zorlanmadım. Dersler haricinde birçok faaliyette bulunduk. Daha 1–2 hafta önce bir partimiz oldu. Çok eğlendik. Herkes farklı kostümler yapmıştı. Ayrıca repçi geldi. Öykü yazdık. Birçok film izledik. Yeni oyunlar öğrendim. Canan Abla’ya bu derneği kurduğu için, Mine öğretmene bize gözetmenlik yaptığı, bize ders verdikleri için çok teşekkür ederim.

Anne ve Babası: Okulda cevabını alamadığımız soruların cevabını aldık yada bizim bilmediğimiz soruların cevabını aldık. Bizim yapamadığımız faaliyetler çocukları eğlendiren partiler yapıldı. Ders konusunda sınavlarda pek çok faydasını gördük. Ödevlerimiz hafifledi. Kısacası bizim gibi maddi olanakları biraz daha kısıtlı aileler için iyi bir olanak. Kurucularına ve öğreticilerine Mine Öğretmenin çocuklarımıza gösterdiği ilgi ve titizliğe teşekkür ederiz.

Gülten: ÇGD bize ve kızımıza çok şey kazandırdı. Kızım iki senedir derneğe gidiyor ve çok memnun ve çok mutlu ve onun için de çok iyi oldu. Hem derslerinde başarılı hem de birçok arkadaş edindi. Eğer derneğe gelmeseydi biz onun derslerinde yardımcı olamayacaktık. Derneğe gittiği için çok memnunuz. Siz öğretmenlerine ve bütün gönüllülere teşekkür ediyoruz.

Anne ve Babası: Ben bu derneğe gelmeden önce kendime özgüvenim yoktu. Topluluk içinde konuşmaya ve topluluk içinde durmaya çekiniyordum. Bu dernek sayesinde kendime öz güvenim arttı. Topluluk içinde sıkılmadan durmaya konuşmaya başladım. Pazartesi günleri öykü yazdık, Salı günleri matematik çalıştık. Çarşamba günleri fazla katılmasam da Türkçe sosyal bilgiler dersi yaptık, Perşembe günleri fen ve teknoloji dersleri yaptık. ………………………..narı yapmamızda öncelikle buranın kurucusu Canan Ablaya, Mine öğretmene ve diğer öğretmenlerimin hepsine çok teşekkür ederim.

Yeliz : Benim bu kursta 4. yılım oldu. Kursta çok güzel çok eğlenceli şeyler yaşıyorum. Sizin yanınız çok güzel şeyler öğreniyor görüyorum. Bu duygular çok güzel. Her şey değişiyor. Derslerim çok iyi oluyor ama bir tek şey değişmiyor. Huylarım. Bir ara düzeltmiştim ama yeniden başladı. Size söz veriyorum huylarımı değiştireceğim. 2. Dönem çok iyi bir Yeliz olarak kursa döneceğim. Ben bu kursu çok seviyorum. Eğleniyor ve öğreniyorum. ÇGD çok iyi çok güzel bir yer. Buranın kuruluşunu sağlayan Canan Ablaya, Kahraman Abiye ve Mine ve Elif öğretmenime diğer öğretmenlerime çok teşekkür ederim.

Annesi: Kızım buradan çok mutlu ve sevinçli bir şekilde eve geliyor. Evde de sanki oradaymış gibi şeyler yapıyor. Huyları değil ama dersleri değişti. Sizler ona sevecen ve mutlu davrandığınız için çok mutlu oluyorum. Yeliz’in huyları da değişse hiçbir sorunu kalmayacak. İnşallah bu huyuda değişir. Ben bu kurstan çok memnunum.

Beyza : ÇGD’ ye başladıktan sonra sınıf öğretmenimiz anlatmadan önce konuları burada öğreniyorum. Öğrendikten sonra bize alınan test kitaplarından çözüyoruz. Böylece daha iyi pekiştirmiş oluyoruz. ÇGD de arkadaşlığın önemini anladım. Arkadaşlık çok önemli bir şey. Bunun önemini anlayınca arkadaşlığın dilini de anlamış oldum. İkinci olarak paylaşmayı öğrendim. Paylaşmak olmayınca yaşamak zorlaşır. Cimrilik başlar. Cimrilik kötü bir şeydir. Ben ÇGD ‘den cimri olmamayı öğrendim. Ben ÇGD den mutluluğu, sevinci, düşünceyi, paylaşımı, arkadaşlığı, öğrenmeyi, eğlenmeyi, saygıyı, sevgiyi bir çocuğun öğrenebileceği her şeyi öğrendim. Bana bütün bunları öğreten öğretmenime ve Canan Abla’ya sonsuz teşekkürler.

Annesi : Yaşadığımız dünyada çocuklarımızı en iyi şekilde hayata hazırlayıp öğrenimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmeye çalışan biz velilerin zaman zaman eksik yada zaman yetersizliğinden doğan değişen ve sürekli gelişen bilgi aktarımında yanlışlıklar ve yetersizlikler olabiliyor. Bu konularda uzmanlara ya da eğitimcilere danışmak şart oluyor. Milli Eğitimin sınıflarındaki yoğunluk ve çocukların problemleriyle tek tek ilgilenmesi pek mümkün olmuyor. İşte tam bu sırada bizler için ÇGD devreye girdi. Bazen danışmanımız, eğitimcimiz bazen de dertleşeceğimiz çocuklarımızın sorunlarını gerek okul gerekse toplumdaki davranışlarını karşılıklı konuşabileceğimiz bir ortam halini aldı. Bireysel olarak düşünecek olursak benim ve çocuğumuzun yeni ortamlara girip yeni arkadaşlar kazanıp çevremizi geliştirip dünyaya karşı kayıtsız kalmamıza sebep oldu. Gerek eğitim gerekse sosyal yaşam çerçevesinde büyük yol kat edip geliştiğimize inanıyorum. Yardımlaşmanın en güzel örneklerini hep birlikte kocaman bir aile gibi burada yaşıyoruz. Hepimizin amacı çocuklarımızın en iyi şekilde yetişmesi ve gelişmesi. Bizlerin eksik kalmış parçalarını tamamlayan bizlere destek veren en başta gönüllü eğitimcilerimiz, çocuklarımızın üzerinde emeği olan herkese ve övgülerin en büyüğünü hak eden Canan OĞUZ Hanfendiye sonsuz teşekkürler ve saygılar sunarım.

Simge ve Annesi: Sevgili Çekmeköy Gönüllüleri öncelikle size böyle bir dernek kurduğunuz için teşekkür ederim. Derneğe kayıt olduğumdan beri hayatımda çok şey değişti. Gerek okul hayatım gerekse sosyal yaşantımda çok büyük değişiklikler oldu.

Okul hayatımda; kursa katıldığımdan beri derslerimde daha başarılıyım. Çok sevdiğim Mine öğretmenim derslerimde bana çok yardımcı oluyor. Evde yapamadığım derslerime yazılı olduğu zaman yazılıma beni çok iyi çalıştırıyor. Ders dışında da bize birbirimizi sevmeyi saymayı öğretiyor.

Sosyal faaliyetlerimde; Buraya katıldığımdan beri çok güzel arkadaşlıklar edindim. Birlikte çok güzel faaliyetler ve etkinliklere katıldık. Katıldığımız faaliyetlerde yeni insanlarla tanıştık. Çok güzel eğlenceler düzenlendi. Yeni tanıştığımız insanlar bize değişik değişik hediyeler verdiler. Buraya katılmaktan çok mutluyum.

Sevgili Çekmeköy Gönüllüleri; öncelikle size çok teşekkür ederim. Çocuğum buraya katıldıktan sonra derslerinde daha başarılı oldu. Çocuğum biraz sessiz ve içine kapanıktı. Buraya başladıktan sonra aktif ve girişken oldu. Derneğimizin sosyal faaliyetlerinden çok memnunum. Çekmeköy Gönüllüleri ve Mine Öğretmene çok teşekkür ederim.

Buse: Öncelikle bu derneğe gönüllü olan herkese teşekkür ederim. Burası banim, derslerimde başarılı olmamı sağladı. Yeni arkadaşlar edinmemi, sevgiyi, saygıyı öğrendim. Kitap okumayı, oyun oynamayı, dans etmeyi öğrendim. Bazen Mine öğretmenimin bana diğer arkadaşlarımdan daha çok kızdığını düşünüyorum. Ama bunun benim iyiliğim için olduğunu biliyorum. Kendimi toparlamaya çalışıyorum. Başardığımın farkındayım. Geçen sene derslerim çok kötüydü. B sene daha güzel bunun dernek sayesinde olduğunu biliyorum. Ayrıca İTÜ’nün katkılarıma var. …Mustafa IŞIK öğretmenimiz bizlere hikâye ve şiir yazmayı öğretti. Bizlere Türkçenin önemini anlattı. Bana meslek seçimimde yardımcı oldu. Ben astronot ya da mimar olmak istiyorum. Bunu da sizlere borçluyum. Melisa öğretmenim sayesinde dans etmeyi öğrendik. Canan Abla sayesinde gösteriye çıktık. Fatma öğretmenim bizlere fen bilgisi öğretti. Yılbaşı günü hediyeler alındı. Ben kuşum olduğu için çok mutlu oldum. Sizi çok seviyorum.

Simge: Ben bu derneğin bana kendimi tanıma şansı ve özgüven sağladığını düşünüyorum. Çünkü burada kendimi eleştiriyor, arkadaş ortamı kuruyor ve toplum içinde olmaya şimdiden alışıyorum. Kendimi eleştiriyorum dedim. Çünkü burada nasıl biriyim, nasıl olmalıyım, arkadaşlarım hakkında iyi şeyler mi yoksa kötü şeyler mi düşünüyor diye düşünüyorum. Kendime arkadaşlarımın gözünden bakıyorum. Ayrıca derneğe gelen öğretmenlerimizin hepsi çok iyi. Biz öğretmenlerimizi ne kadar üzsek te onları çok seviyoruz. Onlara bize eğitim verdikleri için çok teşekkür ederim. Ben derneğin bir diğer etkisini de derslerimde görüyorum. Çünkü bu sene derslerim daha düzgün. Dernekte işlediğimiz konuları okulda işlememiş olmamız çok faydalı oluyor. Bu bir avantaj. Okulda işlerken hemen parmağımı kaldırıyorum. Dernekteki dersler çok zevkli. …………….Ben bu aktiviteler, eğlenceli şeyleri yapmamıza yardımcı olan Mine öğretmen’e ve bu derneği kuran Canan Ablaya çok teşekkür ediyorum. Onları çok seviyorum.

Anne ve Babası: Bu derneğin çocuğumuza güzel şeyler verdiğini düşünüyoruz. Örneğin, arkadaşlı ki dostluk, kaynaşma ve ayrıca derslerine de olumlu yönce katkıda bulunduğunu ve faydalı olduğunu biliyoruz. Bunda da sizin payınızın olduğunu biliyor ve size çok teşekkür ediyoruz.

Sizi tanıdığımıza çok memnunuz. İyi ki sizin gibi eğitime, çocuklara önem veren insanlarla çocuklarımız… Çocuğumuz kendine güvenen, derslerine daha çok zaman ayırıp çalışan, aktif bir çocuk oldu. Anlatırken çok heyecanlanıyor. Ve bu ise bizi çok mutlu ediyor. Biliyoruz ki emin ellerde… Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Ve ayrıca da Mine Öğretmen çocuklarımızın kahrını çekiyor ona da çok teşekkür ederiz.

Sevgili öğretmenlerim, ben ÇGD ye gelince derslerim, davranışlarım yeteneklerim gelişti ve bundan çok memnunum. Burayı açan Canan Ablaya ve tüm gönüllülere teşekkür ederim. Ve bizimle ilgilenen Mine Öğretmenime teşekkür ederiz.

Öncelikle bu yılın çok neşeli çok güzel geçtiğini söylemek istiyorum. Tabiki de bu yılı bize yaşatan Canan Abla ve öğretmenlerime çok teşekkür ederim. Bu yılda branş öğretmenlerimiz gelmesiyle derslerimizin daha iyi olmasını sağladılar. 2010’a giriş şenliğinde herkese ayrı ayrı hediyelerin dağıtılması beni çok mutlu etti. Arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi çok sevdiğimi söylemek istiyorum.

Her şey için Canan Abla ve öğretmenlerime çok teşekkür ederim.

Çocuğum bu okula başlarken çok faydasını gördüm. Dersleri düzenli gitti. Çok şeyler öğrendi. Götürmediğimiz yerlere onlar götürdüler. Özellikle Canan Hanım’a tüm gönüllülere teşekkür ederim. Ayrıca Mine Hanıma da teşekkür ederim.

Bu ay Murat, Sibel ve İlayda’nın doğum günü partilerine MADO pastanesi sahibi dostlarımız Banu ve Cüneyt ERGÜNEY çifti lezzetli ikramları ve pastalarıyla harika bir sürpriz yaptılar. Çok keyifli ve eğlenceli geçen doğum günü partisinde çocuklar Banu ablaları ve Cüneyt ağabeylerine teşekkürlerini ve öpücüklerini iletmemizi istediler.

  1. GÖKYÜZÜ ARAŞTIRMA GRUBU
  2. Gökyüzü Gönüllülerinden Boğaziçi Üniversitesi Fizik bölümü öğrencisi Arif Bayırlı uzun zaman aradan sonra çocuklarımızla buluştu. Gelirken yanında getirdiği Çekmeköy’de yaşayan sınıf arkadaşı Funda kızımızı yanında getirerek bizlere güzel bir sürpriz yaptı. Çocuklar uzun zamandır görmedikleri Arif Ağabeyleriyle buluşmanın keyfini yaşadılar. Bu güne kadar astronomi üzerine öğrendikleri bilgileri tazeleyen interaktif bir sunumun ardından şubat ayı içerisinde gökyüzünde görülebilecek yıldız ve gezgenler tanıtılarak onları görebilmenin yollarını gösterdi. Ders bitiminde yaptığımız sohbette Arif ağabeyleri, çocukların yazdan beri öğrendikleri bilgileri unutmamış olduğunu ifade ederek verdikleri eğitim tekniklerinin doğruluğunu görmekten gururlandığını ifade etti.

    Kar Partisi

    Astronomi dersi sonrası Canan Ablaları onları mahalle parkına kartopu oynamaya götürdü. Hep birlikte kartopu oynamanın keyfini yaşayan çocuklar Arif Ağabeylerini epeyce yordular. Hepsinin bu seneki kardan hatırlayacakları çok güzel bir anıları daha oldu.

     

  3. ÇEVRE PROJESİ
  • Katı Atık

Lokman Hekim Sağlık Vakfı aracı düzenli olarak pazartesi günleri atıklarımızı almaya devam ediyor. Çocuklarımız ve velilerimizin konuya duyarlılığı her geçen gün çevrelerini de katmasıyla artıyor.

4. KÜLTÜR&SANAT PROJESİ

  • Günlük Gazete Okuma

Bir süredir yapamadığımız gazete okumaları yeniden başladı. Birlikte güncel haberler okunarak üzerine tartışıldı. Herkes düşüncelerini paylaştı. Toplum için hangi haberin gerçek haber niteliği, haber niteliği olmayan toplumu ilgilendirmeyen bazı şeylere gazete sayfalarında neden bu kadar yer ayrıldığı üzerinde konuşuldu. Gazetecilik mesleğine meraklı olan çocuklarımızın şimdiden bu yaklaşımı içselleştirerek meslek etiğinin önemini kavramaları ve iyi birer okuyucu olmalarını arzuluyoruz.

Halk oyunları çalışmalarımız üç ayrı grupta yürütülüyor. Sabah grubumuz Pazartesi günlerini sabırsızlıkla bekliyor Adnan Öğretmenleriyle çok keyifli bir çalışma gerçekleştiriyorlar. Hocaları onları sıkmadan eğlenceli ama disiplinli dersleriyle ciddiyetle öğrendikleri her şeyden zevk alabileceklerini gösteriyor. Molalarda çocuklarımızın meraklı sorularına verdiği sabırlı ve ayrıntılı yanıtlarla onların bilgin ağabeyleri halini alışını izlemek bizler için hayli keyif verici. Yeni başlayan bir çalışma olmasına karşın rahatlıkla iyi ki bir araya gelmişiz Adnan Hocam diyebiliyoruz.

Lise Grubumuz pazar günleri FOTEM’în Kadıköy’deki çalışmalarına katılıyorlar. İki yıllık programı tamamladıklarında eğitici belgesi alacaklar. Çocuk gelişimi bölümünde okuyan kızlarımız için bu çalışmanın gelecek iş hayatlarında çok yararı olacağına inanıyoruz.

Bu ay uzun zamandır arzu ettiğimiz içinde velilerimiz ve okuma yazma grubumuzunda yer aldığı yetişkin grubumuzu toparlayabildik. FOTEM’in hocalarından Çekmeköy’de yaşayan Çetin arkadaşımız akşam saatlerinde Gönüllü Sınıfı’mızda onlara eğitimlerine başladı.

Çalışmalara disiplinli bir şekilde devam edenler yurt içi ve uluslar arası programlara katılma olanaklarına sahip olabilecekler.

Bu ayki sinema saatlerimiz Fatma ASLAN velimizin hazırladığı patlamış mısırlar eşliğinde “Kahraman ve Avatar“ filmleri keyifle izlendi. “Kahraman” küçük bir çocuğun babasının işini kaybetmesine neden olan hırsızlık olayını aydınlatmaya çalışırken başından geçen olayların anlatıldığı bir animasyon film. Kahraman filmiyle süper güçleri olan kahramanlara alışmış çocuklara asıl kahramanlığın hayatta sıradan insanların yaşam karşısında aldıkları tutumla olabileceğini anlatarak bu konu üzerine sohbet edildi.

“Avatar” da filmin görsel gücü, insanların bencilliklerinin başka canlıların hayatlarına mal oluşunu ve bunun yaşamımızdaki yansımaları üzerine tartışılan bir sohbet gerçekleştirildi.

Çocuklar kendilerine patlamış mısır hazırlayan Fatma Teyzelerine teşekkür ettiler.

  • Tiyatro/KADIKÖY TİYATROM

Kadıköy Tiyatrom Grubundan Enver YILMAZ arkadaşımız kendi yönettiği “HAPŞIRIK” adlı oyuna yaptığı davet üzerine aileler ve gönüllülerimiz oyunu izlediler.

15 Ocak Cuma günü 2010 İstanbul Kültür Başkenti ve AKM süreci ile ilgili Beyoğlu İstiklal Caddesinde 2010 Ajansının bulunduğu Atlas  sineması önünde yapılan değerli sanatçılarımızın mini gösterileriyle yer aldığı basın açıklamasına katıldık. Açıklamada 2010 Ajansının çalışmaları ve AKM sürecinden bu güne kadar yaşananlar ve sonuçları paylaşıldı.

2010 Kültür Başkenti Ajansının yetkilileri yanlış yönlendirmesi sonucunda, 20 aydır Atatürk Kültür Merkezi’nin kapalı kaldığı, yıkımına karşı demokratik yollarla hukuk önünde verilen haklı mücadelenin Yargıtay tarafından onaylanarak AKM’nin aslına uygun bir şekilde güçlendirilerek restore edilmesine karar verildiği, bu süreçte Kültür Bakanı’na duyarlı yaklaşımları için teşekkür edilerek AKM’ nin 20 ay kapalı kalmasına neden olanlar hakkında gerekli hukuksal işlemlerin devam edeceği ve bunun takipçisi olunacağı, AKM’nin yıkılma sürecinin başlamasından bu güne 2010 Ajansı ve ilgili kurum yetkilileri tarafından halkın yanlış bilgilendirildiği bunun tüm sanat alanlarının ortak gayretiyle Yargıtay tarafından kesinleştirildiği açıklanarak 2010 İstanbul Kültür Ajansının, İstanbul’un Avrupa kültür başkenti için hazırladığı programda sanatçılarımız, çeşitli sanat kurumlarımız, STK’larımız, edebiyatçılarımız, Orhan Kemal, Sait Faik, Nazım Hikmet gibi tüm dünyanın tanıdığı değerli sanatçılarımız, operacılarımız, balecilerimiz, tiyatrocularımız, senfoni alanında çalışmalar yürüten sanatçılarımızı dikkate alınmayarak İstanbul’un meydanlarını televizyon ekranlarından inmeyen pop yıldızlarına teslim edilerek İstanbul Halkının ve Dünyanın gözünü boyadığı söylenerek alkışlarla protesto edildi. Program için Ajansın kasasına konan parada bu ülke yurtseverlerinin, emekçilerinin, çalışanlarının alın teri olduğu bu nedenle harcanan her kuruşunun hesabını halkımıza vermek zorunda olduklarının vurgusu yapıldı.

Basın Açıklaması Metni sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Atatürk Kültür Merkezi Sanatçıların, Kültür İnsanlarının, Duyarlı İstanbulluların Mücadelesi Sonucunda Aslına Uygun Yapılıyor!...

Cumhuriyetimizin kültür ve sanat faaliyetlerinin simgesi olan Atatürk Kültür Merkezi'nin Cumhuriyet dönemi yapılarından Atatürk Kültür Merkezi, 2006–2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yıkılmak istemişti. Yıkılmasına karşı verilen mücadele sonucunda karşısında AKM’nin yıkılması engellendi. Ama daha sonraki süreçte yenileme projesi adı altında Atatürk Kültür Merkezi, kimliği değiştirilerek farklı kullanım alanlarının da yer aldığı bir proje oluşturuldu. Bu projenin iptali için Kültür Sanat-Sen tarafından açılan dava toplumsal, kültürel ve tarihsel kimliğini oluşturan mekansal, biçimsel ve yapısal özelliklerinin söz konusu avan proje tadilatı ile değiştirildiği, evrensel restorasyon normlarının dışına çıkılarak iç ve dış mekanlarda telafisi mümkün olmayan tahribatlara yol açacağı nedeniyle İstanbul 2 no.lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 24.12.2008 gün ve 2268 sayılı kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Kültür Sanat-Sen tarafından dava açılmıştır.

Ancak,

Yargının yürütmeyi durdurma kararından sonra kamuoyunda yapılan haber ve yorumlarda Atatürk Kültür Merkezi’nin restorasyonunun, Kültür Sanat-Sen tarafından engellendiğine dair açıklamalar yapılmıştır. Bu konu ile ilgili daha önce yaptığımız basın toplantı ve açıklamalarımızda "tüm bu uygulamalar, Bakanlığın 2010 İstanbul Kültür Başkenti programına yetiştireceğiz telaşı ile oluşturmaya çalıştığı teknik bilgiden yoksun hükümete yakın bazı basın-yayın organları aracılığıyla yanlış bilgilendirici yayınlar yapıldığı ve bu tür yayınların önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğini tahmin etmek güç değildir" demiş ve kamuoyunu bilgilendirmeye çalışmıştık.

Kendisi de bir hukukçu olan Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY’ın tüm talihsiz açıklamalarına rağmen İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 16.12.2009 gün ve 2088 sayılı kararıyla; 1. grup koruma kapsamında olan  Atatürk Kültür Merkezi’nin 2863 Sayılı Koruma Kanunu  ile Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararlarına uygun davranılmadığı, özgün konumunun korunmadığı anlaşıldığından İstanbul 2 nolu  Bölge Koruma Kurulu kararı ve eki avan proje tadilatında hukuka ve mevzuata uyarlılık bulunmadığından anılan kurul kararı iptal edilmiştir.

Bağlantılı olarak 20.12.2009 tarihinde, Bakanlık, İstanbul 2010 AKB Ajansı, proje müellifi ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi arasında yapılan protokolle AKM’nin aslına uygun restore edilmesine karar verilmiştir. Bu gelişmelerden sonra Atatürk Kültür Merkezinin aslına uygun restorasyonunun yapılması doğrultusunda aynı kurul yeni bir karar almıştır.

Bu sonuç, İstanbul’a yakışır bir sanat mekanı olan Atatürk Kültür Merkezi’nin korunmasında bizlerin ısrarlı, inatçı, çözüme dayalı korumacı kimliğinin sürece damgasını vurduğunu göstermektedir.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti sürecinin beklenen İstanbul kent ve kültür buluşmalarını sağlamayacağı değerlendirmesi yapan sanat, kültür ve kent kuruluşlarının oluşturduğu bir platform olan İstanbul Kültür Forumu bileşenleri ve Kültür Sanat-Sen olarak bizler, Atatürk Kültür Merkezi biz sanat emekçilerine ve halkımıza teslim edilene kadar uygulama aşamasının da takipçisi olacağız.

Bu noktada belirtmeliyiz ki, sahne sanatları mekanlarına ilişkin, İstanbul’un kültür başkenti olma niteliğine uygun kalıcı hiçbir uygulama sağlıklı bir biçimde sonuçlanmamışken, “Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi”nin yıkılıp yeniden yapılmasına ve kongre merkezinin bir toplantı salonu haline getirilmesine muhalefet edenlere yönelik çirkin bir basın kampanyası düzenlenmektedir. 16 Ocak’ta açılışı yapılacak İstanbul 2010 AKB niteliğine yakışmayan bu saldırı kampanyasını, ülkemize özgü “traji-komik” bir durum olarak değerlendiriyoruz.

Atatürk Kültür Merkezi’nin İstanbul’a kazandırılması sürecinde bugüne kadar kalemiyle, sanatıyla, inadıyla, yüreğiyle ve mücadelesiyle bize destek veren tüm sanatçıları, kültür insanı ve duyarlı İstanbulluları, AKM’nin restorasyon uygulaması sürecini de birlikte izlemeye ve bize destek vermeye çağırıyoruz.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.

Adnan Hocamızın katkılarıyla uzun zamandır düşündüğümüz Cam Ocağı Vakfı gezisi ve kurucusu Yılmaz YALÇINKAYA ile buluştuğumuz ziyaret çok keyifli geçti. Konuya ilgisi olan birçok ülkenin sanatçıları tarafından bilinerek desteklenen yakın bölgemizde olmasına rağmen basından tanıdığımız kurumu bu güne kadar ziyaret etmememizin utancını yaşadık. Tesisi yakından inceleyerek çalışmalar hakkında detaylı bilgileri öğrendik. Geleneksel cam sanatımızın kaybolmaması, yeni nesillere öğretilmesi ve geliştirilmesine gönül koyan Vakıf Başkanı Yılmaz Bey ile konuşurken maddi ve manevi fedakârlıkları karşısında gözlerinde hissettiğimiz heyecan, mutluluk ve azim bizlere hiç yabancı gelmedi. Adnan Hocamız ve Yılmaz Bey’le yollarımız kesiştiği için kendimizi şanslı hissediyor onlarla gurur duyuyoruz.

 

5. BİLİNÇLİ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM PROJESİ

6. SOSYAL DAYANIŞMA PROJESİ

İkinci El Destek Birimi

Handan ALTIPARMAK tarafından getirilen 3 Takım Ansiklopedi, 4 koli ikinci el giysi, 1 Ad. yazıcı ve 1Ad. cd çalar kullanılmış eşyalar Yeni Doğanda bulunan Hatice ÇARMIKLI İlköğretim Okuluna gönderildi.

Serpil TOPLUSOY: Yüksek okulda okuyan bir öğrencimize burs desteği

ERSEV Vakfı : Üniversitede okuyan bir öğrencimize burs desteği

7. TOPLANTILAR

  • Kadına Yönelik Şiddet ve Kadının Statüsü Çalışmaları

19 Ocak Salı günü Vilayette, Vali Muavini Mustafa Altıntaş Başkanlığında AFET MERKEZİ binasında düzenlenen toplantıya Ulusal Eğitim Kampanyası grubundan dostlarımız IKKB, TKB, CYDD, 118E LIONS Y.Ç, ULU ÖN-DER, TÜLBEK, TÜKD dostlarımızla birlikte davetleri üzerine katıldık.

Kadına Yönelik Şiddet ve Kadının Statüsü konusunda kanun maddeleri, kadın  konuk evleri-sığınma evleri, kadının koruması, gücü, güvenliği, Sağlığı, Hukuki hakları, ilgili resmi -sivil kurumlar arası koordinasyon ve işbirliği, beceri kazandırma, meslek kazandırma, istihdam konularında katılan STK ve kurum yetkilileri açıklama yaparak önerilerini, şikâyet ve sorunları dile getirildi. Model merkezler ve ele alınan kurallar, yeni kanun ve genelgeler hakkında bilgi verildi. Çoğunlukta şiddet gören kadına koruma ve sığınma hakkı-imkânı veren kurumlarla, emniyet, savcılık ve SHCEK gibi kurumlar arasındaki konular öne çıktı.

Kadının güvenli yaşam, korunma ve sığınma sorunları ele alınan toplantıda, Kadının eğitimi- aile içinde yaşam şartlarının güvenliği, ilişkileri, haklarının öğretilmesi ve sağlığı, evliliği süresince ele  alınacak önlemler için Kurulumuza bağlı STK ların hizmete hazır olduğu bildirildi. Özellikle 2010 yılında Halk Eğitim merkezleri kurslarına devam eden kadınların eğitimi, bilgilendirilmesi, meslek kazanmaları, mahallelerde, ilçelerde Kaymakamlık bünyesinde Belediye işbirliği ile alınacak önlemlerin önemi vurgulandı.

Evlilik öncesi ve sonrası sürekli bilgilendirme, üretime hazırlama, güven duyacağı ortamı yaratma, yeteneklerini değerlendirme  ve danışma konularında Ulusal Eğitim Kampanyası döneminde  işleyen, dayanışma, paylaşım, sorumluluk ve görev alma modeli örnek gösterilerek iş birliğinin önemi dile getirildi.

ÇGD olarak bu güne kadar kadın sorunlarına yönelik çalışmalar paylaşılarak, yaşanan sorunlar dile getirildi. Çözümüne yönelik pratikte uygulanabilecek bazı çözüm önerileri sunuldu.

İstanbul STK Birliği olarak Rotary, YEKUV, CABA, SOROPTİMİST, 118 E LİONS Y.Ç. ULU ÖN-DER, TULBEK, TÜRK EXİBİLİRTS , GÖZ NURUNU KORUMA VAKFI , MARMARA GRUBU VAKFI, GÖNÜLLÜ ANNELER DER. TUKD, yetkilileri ve Sn. Neval Güler Hanım’ın katılımıyla yaptığımız sohbetli toplantımız dostluk içerisinde oldukça verimli geçti. Toplantıda 2010 Istanbul Avrupa Kültür Başkenti kapsamında hazırlanan eğitime yönelik projelerin uygulanmasına yönelik valilik düzeyinde yapılan görüşmeler değerlendirildi. Kurumların yeni dönem çalışmaları, kadın haftası için ortak program üretimi ve STK birliği üzerine çalışmalar paylaşılarak görüşler alındı. Grubun iki ayda bir rutin olarak toplanarak ortak projeler üretilmesi görüşünde birleşildi. Sayın Neval Hanım’ın sevgileri ve başarı dilekleriyle gönderdiği çikolatalar çocuklarımıza ikram edildi.

 

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın öğretmenlerinden olan Refet Angın Hocamızı 99 yaşında tedavi gördüğü Türk Böbrek Vakfı Hastanesi'nde hayatını kaybettik. Kendisiyle Ulusal Eğitim Kampanyası Toplantılarında tanışma şansını yakalamıştık. İlerlemiş yaşına rağmen enerjisi, azmi, kararlılığı ve dinçliği karşısında hayran kalmıştık. Cumhuriyetin ilk yıllarına rastlayan çocukluk döneminde Atatürk’le karşılaşmasıyla bir görev üstlenerek bunun sorunluğunun bilinciyle yaşadı. Üzerine düşen görevi son nefesine kadar fazlasıyla yerine getirdi. Kendini Cumhuriyet değerlerinin yaşatılarak geliştirilmesine iyi özümsenmesine adadı. Bu kadar idealist ve azimli bir öğretmene sahip olmanın gururunu yaşıyor önünde saygıyla eğiliyor huzur içinde uyumasını diliyoruz.

 

  1. OCAK AYI ÇALIŞMALARIMIZA DESTEK VEREN PROJE ORTAKLARIMIZ

Anasayfaya Dön