Bir zamanlar kanaat diye bir nimet vardı… Yeni evliler “bir yastıkta kocama” duasına âmin dedikten sonra önce yatacağı yatağın konforuna bakmazlardı gönüllerin birlikteliği sadâkat ünsiyet anlayış sağlık ve sıhhat evin konforu olsun yeterdi.

Evleri vitrinlik malzemeler teşhir eşyaları süslemezdi evde her daim muhabbetin tatlı meltemi dolaşır evleri mutluluğun güneşi aydınlatırdı ve kimse yaptıracağı saç yüzünden alacağı takılar yüzünden mobilya takımları perdeler çatal bıçak takımları yüzünden kavga etmezdi.

Kanaat insana yerini hatırlatıyordu haddini hududunu çiziyordu…
Bir zamanlar kanaat diye bir nimet vardı… Böylesine büyük bir nimet elimizden uçup gitti… Şimdi evlerimize kendimize dönme zamanı. Elimizde kalan bir kaç değeri de kaybetmeden onlara sahip çıkma zamanı…


Kâmil Büyüker